Sıcağı sıcağına konuyu açalım.
Siyasi iletişim alanında çıtanın çok fazla yükseldiği 2011 seçimleri ile ilgili yorumlarımı bu yazıda özetlemeye çalıştım.
Cuma günü ofisteki arkadaşlar olarak google döküman kullanarak bir anket hazırladık.
Twitter ve facebook üzerinden çok çaba harcamadan paylaşılan, 200′ün üzerinde kişiye ulaşan basit anket (http://t.co/WDqaFHX ) in sonuçları aşağıda;
AKP %12
CHP %68
MHP %8
Tamam, istatistiki açıdan doğru bir anket değil ama yine de internet üzerinden ulaşabildiğimiz, 214 kişinin sanal Sandığının sonuçları.
2011 Seçim sonuçları
AKP %50
CHP %25
MHP %13
Mesaj net! Ulaşabildiğimiz, konuştuğumuz eş/dost/akrabanın seçimi %68′lerde CHP ama ülke geneli %50 AKP
İnternetten duyduğumuz, gördüğümüz yazılar, yine çevremizden : ” bu millet hak ediyor”, “Çobanın oyu” , ” Dini kullandılar” vs. şeklinde.
Bu seçim sürecinde, özellikle de referandumdan sonra iletişim ve proje geliştirme alanında kafa yoran, toplumla ilgili araştırmaları takip eden biri olarak konuştuğum her arkadaşımla, AKP’nin iş yaptığını, çalıştığını, CHP’nin de yeni projeler üretmesi gerektiğini, şu anda eksik kaldıklarını belirtmemden dolayı hep eleştirildim.
ListEM’e (ODTÜ EM mezun listesi) attığım %46 tahmininde ki ayıp olmasın diye mevcut tüm tahminlerden %4 fazla yapmıştım, yine eleştirildim.
Aklımdan geçen %50 oya ulaştılar.
Tebrik ediyorum.
İlk değerlendirmelerime gelince;
AKP
- İletişimde önceki seçimlere göre tutarlı bir slogan belirlemese de görünüm anlamında başarılı idiler. Bkz. 125 sayfalık AKP kurumsal kimlik dökümanı http://www.akparti.org.tr/upload/documents/kurumsal.pdf
- 2023 vizyonu koyarak Türk insanında eksik olan uzun vadeli düşünme vizyonunu ortaya koydular.
- Kanal İstanbul projesi, doğru veya yanlış, biz bu işi yaparız. Herşeyi yaparız bunu da başarırız dediler. Özgüven verdiler.
- Yaptıkları işleri çok başarılı bir şekilde anlattılar.
- Sivil topluma, kanaat önderleri ile sürekli iletişimde bulundular. Bkz. İstanbul ODTÜ mezunları derneği olarak bizi iftar yemeklerine davet ettiler. Gittim, kapıdan döndüm. Bkz. yazar ve sanatçılarla kahvaltılar yaptılar.
- Lider, R.T Erdoğan hiçbir zaman BEN demedi, BİZ dedi. Bkz. Reklam filmleri
- Çıraklıktan Kalfalığa, oradan da Ustalığa geldik dediler. Erbakan’ın Hoca, Demirel’in Baba lakabından sonra Erdoğan’a USTA lakabını oluşturdular.
- Seçimin başından sonuna kadar, tüm süreçlerde araştırma yapıp, halkı iyi anlayıp iyi oynadılar. Bkz. Referandum sonrası “Neden hayır oyu verdiniz araştırması?”
- Konuşmaların hepsi planlı idi, hata yapmamak adına promter gibi teknolojik aletler kullandılar.
- Seçim konuşması bile tamamen organize bir olaydı. Müziğiyle, bayrakları ve konuşması ile etkili bir balkon konuşması yaptılar. (www.balkonkonusmasi.com domainini de aldık gece gece)
CHP
Video skandalı ile başa gelen Kılıçdaroğu, kısa zamanda büyük iş yaptı. Heyecan yarattı, ısındı ama olmadı, yetiştiremedi! CHP’yi herkes için yapamadı, yapamazdı da…Neden?
- Geçen senelere göre tutarlı bir iletişim yaptılar. ” Rahat nefes alacak” ve ” Herkes için CHP” dediler ki bence Herkes için CHP demek için henüz erkendi.
- Fakir edebiyatı yapıp 600 TL sigorta olayına baskı yaptılar ki burada da ülkenin mevcut gelişmesi içinde biraz daha vizyonel, fark yaratan bir proje sunmak etkili olabilirdi.
- Reklamlarda sürekli lideri ön plana çıkardılar, BEN dediler. Türkülerde bile ” babam bana derdi ki” diye lider kendini anlattı. BİZ orada yoktu, değişim yoktu.
- Projelerin altını ” Benim adım Kemal” diyerek doldurmaya çalıştılar. Millet inanamadı!
- Bedelli askerlik gibi, ülkenin genelini çok ilgilendirmeyen projeleri ön plana çektiler.
- “Araştırmaya paramız yok, parayı reklamlara harcıyoruz” diye beyanda bulundular. Belki de doğru olmayan, kabul görmeyen bir stratejiye tonla para harcadılar.
- G. başkan yrd. Gürsel Tekin ” o anketörlerin kuyruğuna teneke bağlarım” diyerek bilimsel çalışmaya ne derece önem verdiğini gösterdi.
- Kanaat önderleri ve sivil toplumla sıkı ilişki kuramadılar. Telefonla onları arayıp, yanlarına çekmeye çalışmadılar. Uzak kaldılar.
- 3 seçim boyunca yaşanan hezimetleri, hep bir oy artışı diyerek başarı hikayeleri oluşturdular, iç eleştiri yapıp uzun vadeli bir strateji oluşturmadılar. Rakip her dönem, referandum dair oyları arttırdı, mesajları net olarak verdi.
- Bu akşam seçim sonrası yapılan spontan konuşma ve düzensiz sahne yapısı ile birkez daha örgütlü ve planlı olmadıklarını gösterdiler. Lider mikrofonun altında kaldı, son anda ayakları altına koyulan bir mekanizma ile beraber liderin yükseğe çıkarılması sağlandı.
- Bu tarz eleştiriler yaparak olayı net anlatmaya çalışanların adı AKP destekçisine çıktı. Kulak asmadılar. Bkz. Çevremizden bir çok kişi
Özetin özeti bize şunu gösterdi;
- Bilimsel çalışma ve araştırma, tam anlamı ile olmasa da seçmeni ( tüketiciyi ) anlama anlamında çok önemli
- Profesyonel bakış, tutarlı ve uzun vadeli iletişim stratejisi meyvelerini etkin veriyor
- Sadece Türkiye değil, dünyayı da izleyerek proje üretmek etkili
- Laiklik ve türban tartışmaları geride kaldı, artık proje üretme, bunları uzun vadeli planlama zamanı
- Örgütlenme, örgütün her adımını iyi yönetilme, demokrasiyi her adımda sağlama önemli
- Sadece çevremiz değil, tüm ülke resmine bakmanın, farklı partilere oy atanların da aynı seviyede değerli ve kendince bilgi olduğu
- Eleştirmek yerine iş ve proje üretmenin önemi
- Nişantaşında gezip, ülke hakkında genel yorum yapılmaması gerekliliği.
- Karşıt fikri olan insanların laf üretmek yerine elini taşın altına sokacak yeni birliktelikler, örgütler, yeni girişimler yaratması gerektiği
- Hayatın sadece iş değil, iş dışında sosyal faaliyetlerde, derneklerde ve sivil toplum örgütlerinde de bulunulması gerektiği- Bunu özellikle beni eleştiri yağmuruna tutan dostlarıma öneriyorum.
Sonuç olarak bir seçim daha geçti ve ülke olarak çok şey öğrendik, çok farklı bir noktaya geldik.
Hayırlı olsun.
Umarım siyaset hayatında Çevremizden daha fazla insanı görürüz, umarım onlara destek olma fırsatını buluruz.
Umarım eleştirilerimiz olumlu değerlendirilir, eleştirmekten öte taşın altına elini sokan bireyler oluruz!
İyi geceler
Ömürden Sezgin
’04
Not: CHP’den ricam: Hızlı bir şekilde bu ülkenin %75′nin neden kendilerine oy vermediklerini parası ne olursa olsun araştırması, ve derinlemesine incelemesi. Stratejileri de ona göre belirlemeleri ve şimdiden çalışmaya başlamaları!
* Bugün seçimi bölümden ve dönemden 8 arkadaşımla beraber bizim evde izledik, tespitler hemen hemen aynı!

























